8 Kasım 2026
HaberMax LogoGerçek Haberin Kaynağı
DOLAR48.79▲ %0.05
EURO56.05▼ %0.12
ALTIN (GR)6.870▲ %1.05
ÇEYREK11.300▲ %0.80
Son Dakika
İBB’DEN SOSYAL BELEDİYECİLİK ADIMLARI: ÖĞRENCİLERE ÜCRETSİZ YEMEK, KENT LOKANTALARINDA 4 ÇEŞİT YEMEK 90 TLAkif Manaf Sağlık ve Barış Ödülü Arjantin’e Ulaştı! Christian Maximiliano Erlan Monti Ödüle Layık GörüldüETEM SEVİK’TEN DÜŞÜNDÜREN YENİ YAZI: “ÇAĞLARIN İÇİNDE YAŞAYANLAR VE ÇAĞLARI AŞANLAR!”Uzmanlardan Gıda Konusunda Bilgi Kirliliğine Karşı Ortak Mücadele Çağrısı: Bilimsel Gerçekler Ön Plana ÇıktıKaradeniz’in Zirvesinde Adrenalin Fırtınası! Türkiye SKIL Enduro ve ATV Şampiyonası Senoz Vadisi’nde Nefes KestiEminönü Sahili Yenilendi: Haliç Kıyısı İstanbulluların Yeni Yaşam Alanı OlduEminönü Sahili Yenilendi: Haliç Kıyısı İstanbulluların Yeni Yaşam Alanı OlduM1 Konya AVM’de 10 Kasım’a Özel Anlamlı Etkinlik: Anıtkabir VR Teknolojisiyle Ziyaret EdilecekİBB’DEN SOSYAL BELEDİYECİLİK ADIMLARI: ÖĞRENCİLERE ÜCRETSİZ YEMEK, KENT LOKANTALARINDA 4 ÇEŞİT YEMEK 90 TLAkif Manaf Sağlık ve Barış Ödülü Arjantin’e Ulaştı! Christian Maximiliano Erlan Monti Ödüle Layık GörüldüETEM SEVİK’TEN DÜŞÜNDÜREN YENİ YAZI: “ÇAĞLARIN İÇİNDE YAŞAYANLAR VE ÇAĞLARI AŞANLAR!”Uzmanlardan Gıda Konusunda Bilgi Kirliliğine Karşı Ortak Mücadele Çağrısı: Bilimsel Gerçekler Ön Plana ÇıktıKaradeniz’in Zirvesinde Adrenalin Fırtınası! Türkiye SKIL Enduro ve ATV Şampiyonası Senoz Vadisi’nde Nefes KestiEminönü Sahili Yenilendi: Haliç Kıyısı İstanbulluların Yeni Yaşam Alanı OlduEminönü Sahili Yenilendi: Haliç Kıyısı İstanbulluların Yeni Yaşam Alanı OlduM1 Konya AVM’de 10 Kasım’a Özel Anlamlı Etkinlik: Anıtkabir VR Teknolojisiyle Ziyaret Edilecek
Haberler/GÜNDEM+/Özgür Özel’den Halk TV Önünde Kayyım Tepkisi: “Milleti Susturamazsınız, Gerçekleri Karartamazsınız”

Özgür Özel’den Halk TV Önünde Kayyım Tepkisi: “Milleti Susturamazsınız, Gerçekleri Karartamazsınız”

Özgür Özel’den Halk TV Önünde Kayyım Tepkisi: “Milleti Susturamazsınız, Gerçekleri Karartamazsınız”
Aa
Okuma Boyutu
Standart Boyut (%100)

HABERMAX. Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Halk TV binası önünde düzenlenen dayanışma mitinginde yaptığı konuşmada, kanala kayyım atanmasına ve yayınların durdurulmasına sert tepki gösterdi. Basın özgürlüğü, gazetecilerin çalışma koşulları ve halkın haber alma hakkı üzerinde duran Özel, yaşananları “dört başı mamur bir darbe” olarak nitelendirdi. Özel, muhalif seslerin susturulmasına karşı mücadele çağrısı yaparken, tutuklu gazetecileri de unutmadı.

Özgür Özel’den Halk TV Önünde Sert Mesajlar: “Bu Organize Darbeye Karşı Direneceğiz, Teslim Olmayacağız!”

İstanbul Zeytinburnu’nda, 21 Ekim 2026 akşamı Halk TV binası önünde düzenlenen dayanışma mitinginde siyaset ve basın özgürlüğü gündemi öne çıktı. Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Halk TV’ye kayyım atanması ve kanalın yayın faaliyetlerinin durdurulmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, yaşananların yalnızca bir televizyon kanalını ilgilendirmediğini, Türkiye’de basın özgürlüğü ve toplumun haber alma hakkı açısından da önemli sonuçlar doğurabileceğini savundu.

Özel, konuşmasında Halk TV çalışanlarıyla dayanışma mesajı verirken, basın kuruluşlarının bağımsız yayın yapabilmesinin demokratik toplum açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Mitingin bir parti etkinliği olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Özel, asıl amaçlarının Halk TV emekçilerine destek vermek ve basın özgürlüğüne yönelik müdahalelere karşı seslerini yükseltmek olduğunu ifade etti.

HALK TV ÖNÜNDE DAYANIŞMA MESAJI

Halk TV binası önünde toplanan kalabalığa hitap eden Özgür Özel, konuşmasının başlangıcında mitingin amacını anlattı. Kanalda görev yapan yaklaşık 200 çalışanın yaşadığı sürece dikkat çeken Özel, gazetecilerin çalışma haklarının ve yayın kuruluşlarının bağımsızlığının korunması gerektiğini söyledi.

Özel, mitingin bir siyasi partinin kendi seçmenine yönelik etkinliği olmadığını vurgulayarak, Halk TV çalışanlarının ve basın özgürlüğünün yanında durmak için bir araya geldiklerini belirtti.

Halk TV’ye kayyım atanması kararının yalnızca kanalın yönetimiyle ilgili bir mesele olarak ele alınamayacağını savunan Özel, bu müdahalenin kamuoyunun farklı görüşleri öğrenebilmesi ve haber kaynaklarına ulaşabilmesi bakımından da değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Özel’in konuşmasında öne çıkan temel mesajlardan biri, gazetecilerin mesleklerini özgürce yapabilmesi ve toplumun haber alma hakkının korunması oldu.

“BU, DÖRT BAŞI MAMUR BİR DARBEDİR”

Özgür Özel, Halk TV’ye kayyım atanması kararına yönelik eleştirilerinde oldukça sert ifadeler kullandı. Kanalın sahibi Cafer Mahiroğlu hakkında yürütülen mali soruşturma süreciyle yayın kuruluşuna yönelik müdahale arasında bağlantı bulunduğunu savunan Özel, yaşananları muhalif yayınları susturmaya yönelik bir girişim olarak değerlendirdi.

Özel, konuşmasında şu ifadeyi kullandı:

“Bu, dört başı mamur bir darbedir.”

Bu sözlerle kayyım kararına yönelik tepkisini ortaya koyan Özel, kendisine göre asıl meselenin yalnızca bir televizyon kanalının yönetiminin değiştirilmesi olmadığını belirtti. Özel, eleştirel yayın yapan kuruluşların susturulmasının, farklı düşüncelerin kamuoyuna ulaşmasını zorlaştıracağını savundu.

Muhalif yayın kuruluşlarıyla iktidara yakın yayın kuruluşlarına yönelik uygulamalar arasında farklılık bulunduğunu ileri süren Özel, medya alanında eşitlik ve tarafsızlık ilkesinin gözetilmesi gerektiğini ifade etti.

Özel’in değerlendirmeleri, mitingin ana gündemini oluşturan kayyım uygulamaları ve basın özgürlüğü tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.

KAYYIM KARARI VE YAYINLARIN DURDURULMASI TARTIŞMA YARATTI

Verilen bilgilere göre, 14 Ekim 2026 sabahında Halk TV binasına yönelik polis operasyonunun ardından kanalın yayınları durduruldu ve yönetimine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyım olarak atandı.

Söz konusu gelişme, siyasi çevrelerde ve basın camiasında tartışmalara neden oldu. Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ve muhalefet çevreleri, müdahalenin zamanlamasına dikkat çekerek bunun tesadüf olmadığını ileri sürdü.

Operasyonun, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun savunmasının başladığı gün gerçekleşmesi de tartışmaların odağında yer aldı. Özel ve muhalefet temsilcileri, bu zamanlamanın kamuoyunun önemli siyasi gelişmeler hakkında bilgi edinmesini zorlaştırabileceğini savundu.

Bu değerlendirmeler muhalefetin iddialarını yansıtırken, soruşturmanın hukuki gerekçeleri ve kayyım kararının dayanakları bakımından resmî açıklamaların ayrıca dikkate alınması gerekiyor.

Halk TV çalışanlarının ise yayınlarını dijital platformlar üzerinden sürdürdüğü belirtildi. Özel de vatandaşlara kanalın yayınlarını takip etmeleri ve çevreleriyle paylaşmaları yönünde çağrıda bulundu.

“İZLEYİN, İZLETTİRİN” ÇAĞRISI

Özgür Özel, Halk TV yayınlarının kesilmesinin ardından kanalın dijital platformlardaki yayınlarına dikkat çekti. Vatandaşların farklı haber kaynaklarına ulaşabilmesinin önemini vurgulayan Özel, Halk TV’nin YouTube üzerinden sürdürdüğü yayınların takip edilmesini istedi.

“İzleyin, izlettirin” çağrısı, Özel’in konuşmasında öne çıkan mesajlardan biri oldu.

Bu çağrıyla birlikte tartışma, yalnızca televizyon yayınlarının durdurulması meselesi olmaktan çıkarak dijital medyanın rolü ve haber kaynaklarına erişim konularını da kapsadı.

Geleneksel yayın kanallarının yanı sıra internet üzerinden yapılan yayınların da kamuoyunun bilgilendirilmesinde önemli bir işlev üstlendiğine dikkat çekilirken, basın kuruluşlarının farklı platformlarda yayın yapabilmesinin önemi bir kez daha gündeme geldi.

“BASIN ÖZGÜR DEĞİLSE EKONOMİ DE DÜZELMEZ”

Özel, konuşmasında basın özgürlüğü ile hukuk devleti ve ekonomik gelişme arasında bağlantı kurdu. Türkiye’nin uluslararası basın özgürlüğü sıralamasındaki konumuna değinen Yeni Parti lideri, Türkiye’nin 180 ülke arasında 163. sırada bulunduğunu belirtti.

Özel, konuşmasında şu değerlendirmeyi yaptı:

“Basın özgür değilse, düşünce özgür değilse, mahkemeler tarafsız değilse o ülkenin ekonomisinin düzelmesi asla mümkün değildir.”

Bu sözlerle basın özgürlüğünün yalnızca gazetecileri ilgilendiren bir meslek meselesi olmadığını savunan Özel, ifade özgürlüğü, yargı bağımsızlığı ve ekonomik güven ortamı arasında ilişki bulunduğunu dile getirdi.

Özel’in değerlendirmesine göre, farklı görüşlerin özgürce dile getirilebildiği, gazetecilerin baskı endişesi taşımadan çalışabildiği ve yargı kararlarının tarafsızlığına güven duyulduğu bir ortam, demokratik sistemin sağlıklı işlemesi açısından önem taşıyor.

Türkiye’nin basın özgürlüğü sıralamasında Sudan ve Irak gibi ülkelerin gerisinde kaldığını da söyleyen Özel, bu tablonun değiştirilmesi gerektiğini savundu.

TUTUKLU GAZETECİLERE SELAM GÖNDERDİ

Konuşmasının önemli bölümlerinden birini gazetecilerin yaşadığı hukuki süreçlere ayıran Özgür Özel, tutuklu gazetecilere selam gönderdi.

Özel, gazeteciler Merdan Yanardağ, Murat Ağırel, İsmail Arı ve diğer isimleri anarak gazetecilik faaliyetleri, ifade özgürlüğü ve yargı süreçleri konusundaki eleştirilerini dile getirdi.

Gazetecilerin görevlerini yerine getirirken özgürce araştırma yapabilmeleri, haberlerini kamuoyuyla paylaşabilmeleri ve mesleki faaliyetleri nedeniyle baskı altında kalmamaları gerektiğini belirten Özel, basın özgürlüğü mücadelesinin yalnızca belirli bir yayın kuruluşuyla sınırlı tutulamayacağını ifade etti.

Konuşmasında geçmişte hayatını kaybeden gazetecileri de anan Özel, Uğur Mumcu, Hrant Dink ve Ahmet Taner Kışlalı’yı hatırlatarak şu ifadeyi kullandı:

“Bu ülke Uğur Mumcu’ları, Hrant Dink’leri, Ahmet Taner Kışlalı’ları unutmadı.”

Bu sözlerle gazetecilerin güvenliği, düşünce özgürlüğü ve toplumun doğru bilgiye erişimi konularına dikkat çeken Özel, geçmişte yaşanan acı olayların unutulmaması gerektiğini vurguladı.

“MÜCADELEYİ YARINA BIRAKMAYALIM”

Özgür Özel, mitingde yaptığı konuşmada basın özgürlüğü ve demokratik haklar konusunda mücadelenin ertelenmemesi gerektiğini de söyledi.

Vatandaşların demokratik haklarına sahip çıkması gerektiğini belirten Özel, meydanlarda ve sokaklarda seslerini duyurmanın önemine işaret etti.

Özel’in konuşmasında öne çıkan bir diğer nokta ise mücadelenin şiddet ve kargaşa üzerinden değil, demokratik yollarla yürütülmesi gerektiğine ilişkin mesajı oldu. İktidara yakın medya kuruluşlarına, özellikle A Haber’e yönelik sözlerinde şiddet çağrısı yapmadığını vurgulayan Özel, onurlu ve kararlı bir mücadeleden yana olduğunu ifade etti.

Bu açıklamalar, mitingin yalnızca bir televizyon kanalına destek amacı taşımadığını, aynı zamanda siyasi itirazların hangi yöntemlerle ortaya konulması gerektiğine ilişkin bir mesaj da içerdiğini gösterdi.

KILIÇDAROĞLU’NA GÖNDERMEDE BULUNDU

Özgür Özel, konuşmasının bir bölümünde isim vermeden eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik bir göndermede de bulundu.

Özel, geçmişte Çubuk’ta yaşanan linç girişimi sırasında Halk TV’nin yanında yer alan bazı kişilerin bugün kanala yönelik tutumlarını eleştirdi. Toplumsal tepki karşısında sergilendiğini düşündüğü yaklaşımı da “timsah gözyaşları” ifadesiyle değerlendirdi.

Bu sözler, mitingdeki siyasi tartışmaların yalnızca iktidar ve muhalefet arasındaki görüş ayrılıklarıyla sınırlı kalmadığını ortaya koydu. Özel’in açıklamaları, muhalefet içerisindeki geçmiş tutumlar ve siyasi sorumluluklar üzerinden de tartışma başlattı.

EKREM İMAMOĞLU’NUN MEKTUBU OKUNDU

Dayanışma mitinginde, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun Silivri’den gönderdiği mektup da okundu.

İmamoğlu, mektubunda savunmasını yapacağı gün Halk TV’nin yayınlarının durdurulmasına dikkat çekerek, sesinin kesildiğini ancak milletin susturulamayacağını belirten bir mesaj verdi.

Mektupta yer alan “Tam da savunmamı yapacağım gün sesimi kestiler, ama milleti susturamayacaksınız” ifadesi, mitingin öne çıkan mesajları arasında yer aldı.

İmamoğlu’nun mektubu, Halk TV’ye yönelik müdahale tartışmasını kendi hukuki süreciyle birlikte değerlendirdiğini ortaya koydu. Muhalefet cephesi, yaşanan gelişmelerin kamuoyunun siyasi süreçler hakkında bilgi edinme imkânını etkileyebileceğini savunurken, mitingde bu konuya geniş yer verildi.

“ADAYSIZLAŞTIRMA, KURUMSUZLAŞTIRMA, LİDERSİZLEŞTİRME VE SESSİZLEŞTİRME” ELEŞTİRİSİ

Özgür Özel, konuşmasının genel çerçevesinde iktidarın muhalefete yönelik bir politika izlediğini ileri sürdü. Özel, bu yaklaşımı “adaysızlaştırma, kurumsuzlaştırma, lidersizleştirme ve sessizleştirme” kavramlarıyla tanımladı.

Bu ifadelerle muhalefetin siyasi aktörlerinin, kurumlarının ve medya kanallarının baskı altında tutulduğunu savunan Özel, Halk TV’ye kayyım atanmasını belediyelere yönelik kayyım uygulamalarının medya alanına uzanan bir örneği olarak değerlendirdi.

Özel’e göre, siyasi rekabetin sağlıklı biçimde yürütülebilmesi için muhalefetin kendisini ifade edebileceği kurumlara, özgür yayın yapabilen medya kuruluşlarına ve demokratik haklarını kullanabilen vatandaşlara ihtiyaç bulunuyor.

Bu nedenle Halk TV’ye yönelik müdahaleyi daha geniş bir siyasi ve toplumsal tartışmanın parçası olarak ele alan Özel, dayanışmanın yalnızca kanal çalışanlarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini savundu.

“TESLİM OLMAYACAĞIZ, DİRENECEĞİZ”

Özgür Özel, konuşmasının sonunda mücadele ve kararlılık mesajını yineledi. Halk TV’ye kayyım atanmasına karşı tepkisini sürdüren Özel, muhalefetin ve basın özgürlüğünü savunan kesimlerin geri adım atmaması gerektiğini söyledi.

Özel, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:

“Bu organize darbeye karşı ya direneceğiz ya bunlara teslim olacağız. Teslim olmayacağız, direneceğiz. Eninde sonunda biz kazanacağız.”

Bu sözler, mitingin en dikkat çeken bölümlerinden biri oldu. Özel’in açıklamaları, Halk TV’ye yönelik müdahaleye karşı siyasi ve toplumsal dayanışmanın sürdürülmesi gerektiği yönündeki mesajını öne çıkardı.

Miting boyunca basın özgürlüğü, gazetecilerin çalışma koşulları, halkın haber alma hakkı ve muhalefetin demokratik mücadele yöntemleri gündemin temel başlıkları arasında yer aldı.

HALK TV DAYANIŞMA MİTİNGİ BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ TARTIŞMASINI YENİDEN GÜNDEME TAŞIDI

21 Ekim akşamı İstanbul Zeytinburnu’nda düzenlenen dayanışma mitingi, Halk TV’ye kayyım atanması ve yayınların durdurulması üzerinden Türkiye’de basın özgürlüğü tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in sert açıklamaları, kayyım uygulamalarının medya kuruluşları üzerindeki etkileri, gazetecilerin özgürce çalışabilmesi ve vatandaşların farklı haber kaynaklarına erişebilmesi konularını öne çıkardı.

Mitingde okunan Ekrem İmamoğlu’nun mektubu, tutuklu gazetecilere gönderilen selamlar ve demokratik mücadele çağrıları da etkinliğin dikkat çeken başlıkları arasında yer aldı.

Özel’in açıklamaları CHP’nin ve muhalefetin konuya ilişkin yaklaşımını yansıtırken, kayyım kararının hukuki gerekçeleri ve soruşturma süreciyle ilgili değerlendirmelerde resmî açıklamaların ve yargı sürecinin de dikkate alınması gerekiyor.

Halk TV önündeki buluşma, bir televizyon kanalının geleceğine ilişkin tartışmanın ötesinde, basın özgürlüğünün, ifade hakkının ve demokratik toplumlarda medyanın rolünün yeniden tartışıldığı bir siyasi etkinlik olarak öne çıktı.

CHP Çekmeköy Belediye Meclis Üyesi Önder Ulutaş’ın sert çıkışı, yerel siyasetin kaynayan kazanını bir kez daha gündeme taşıdı.

Yorumlar (0)

İlk yorumu siz yapın.

Bir Yorum Bırakın

Bot Doğrulaması: 0 + 0 = ?
📲
Masaüstüne Ekle
HaberMax'i tek tıkla açın